Çorlu’da kanser alarmı

Yazan: 01 Nisan 2012  
Kategori: Canli Haber

Çorlu’da kanser alarmı
İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Çorlu Su Platformu Sözcüsü Prof. Dr. Tamer Dodurka, Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde 12 aileden birinin bir yakınını kanserden kaybettiğini belirterek, Çorlu’nun bir tıbbi afet bölgesi olabileceğini söyledi.

Kanserin yayılmasında bir numaralı etkenin kirletici sanayi olduğunu söyleyen Dodurka, “Son 20 yıldır Çorlu halkı bunun bilincinde, etrafında kanserin kol gezdiğinin farkında ve bu nedenle son 20 yıldır mitingler, yürüyüşler, imza kampanyaları yaptı. Topladığı imzaları kaymakamlığa teslim etti fakat şimdiye kadar bu konuda yukarıdan, merkezden herhangi bir farkındalık belirtisi görülmedi” dedi.

Bu durumla ilgili bir takım girişimlerde bulunduklarını söyleyen Dodurka, “2006 yılında Başbakanlık Bilgi Edinme Merkezi’ne başvurdum ve Çorlu’daki kanser olgularını sordum. Fakat maalesef tatminkar bir cevap alamadım. Ama tehlikenin boyutlarını ortaya koymak zorundaydık. Bu nedenle o zamanlar mevcut olan bir platform olan Çorlu Yerel Halk Girişimi Platformu ile birlikte Trakya Üniversitesi Halk Sağlığı Ana Bilim Başkanlığı’na gittik ve talebimizi söyledik. Kendileri de çok ilgilendiler ve bir takım bürokratik engelleri aştıktan sonra bu çalışmayı yapıp tamamladılar. Bu rakamlara baktığımız zaman gerçekten çok dikkat çekici sonuçlar var. Neredeyse Çorlu’daki 12 aileden birinin bir yakını kanserden ölmüş durumda” diye konuştu.
“Kanımca durum daha da vahim” diyen Prof. Dr. Dodurka, sözlerine şöyle devam etti:
“Çünkü benim kendi ailemden şu anda 2 kişi kanser hastası. Bu çalışmanın sonucunu basından öğrendim. Kanser ilkokul öğrencilerinde dahi gözükebiliyor. Çorlu’da gerçekten bir kanser mihrakı olan bölgeler var. Bunun da sebebi belli. O halde bu rakamlar ciddiye alınırsa, yöneticiler tarafından burası neredeyse bir tıbbi afet bölgesi olabilir.
Bunun için burada kanser ön tanı merkezleri, kanser araştırma merkezleri, halk sağlığı taramaları gibi girişimlerin acilen bulunulması gerekiyor. O zaman bence sonuçlar daha çarpıcı olarak da ortaya çıkacaktır. Yine bu sonuçlara göre artık Çorlu’da ve civarında kirletici hiçbir tesise izin verilmemesi gerekiyor. Nitekim siyasiler her seçim öncesi kirliliği engelleyeceklerini, Ergene’yi temizleyeceklerini söylüyorlar. Fakat tehlike hala devam ediyor. Üstüne üstlük geçenlerde bir bakanlığımız buradaki halkın iradesini bir kenara atarak, burada Çorlu’nun hemen kenarında bir katı atık depolama ve yakma tesisine izin verdi. Bu tesis Türkiye’deki tüm katı atık depolama ve yakma tesislerinin kapasitesinden daha fazla.
Trakya’nın ihtiyacının 10 misli kapasitede. Oysa Çorlu’nun kapasitesinin üzerindeki her tesis buradaki kanser olaylarının biraz daha artmasına sebep olacak. Bunun hesabını kimse veremez. O nedenle burada bu tür tesislere kesinlikle izin verilmemesi gerekiyor. Aksi takdirde bu kanser hastalıkları Çorlu`da artmaya devam edecek.”

Kanserin yayılmasında bir numaralı etkenin kirletici sanayi olduğunu söyleyen Dodurka, “Son 20 yıldır Çorlu halkı bunun bilincinde, etrafında kanserin kol gezdiğinin farkında ve bu nedenle son 20 yıldır mitingler, yürüyüşler, imza kampanyaları yaptı. Topladığı imzaları kaymakamlığa teslim etti fakat şimdiye kadar bu konuda yukarıdan, merkezden herhangi bir farkındalık belirtisi görülmedi” dedi.
Bu durumla ilgili bir takım girişimlerde bulunduklarını söyleyen Dodurka, “2006 yılında Başbakanlık Bilgi Edinme Merkezi’ne başvurdum ve Çorlu’daki kanser olgularını sordum. Fakat maalesef tatminkar bir cevap alamadım. Ama tehlikenin boyutlarını ortaya koymak zorundaydık. Bu nedenle o zamanlar mevcut olan bir platform olan Çorlu Yerel Halk Girişimi Platformu ile birlikte Trakya Üniversitesi Halk Sağlığı Ana Bilim Başkanlığı’na gittik ve talebimizi söyledik. Kendileri de çok ilgilendiler ve bir takım bürokratik engelleri aştıktan sonra bu çalışmayı yapıp tamamladılar. Bu rakamlara baktığımız zaman gerçekten çok dikkat çekici sonuçlar var. Neredeyse Çorlu’daki 12 aileden birinin bir yakını kanserden ölmüş durumda” diye konuştu.
“Kanımca durum daha da vahim” diyen Prof. Dr. Dodurka, sözlerine şöyle devam etti:
“Çünkü benim kendi ailemden şu anda 2 kişi kanser hastası. Bu çalışmanın sonucunu basından öğrendim. Kanser ilkokul öğrencilerinde dahi gözükebiliyor. Çorlu’da gerçekten bir kanser mihrakı olan bölgeler var. Bunun da sebebi belli. O halde bu rakamlar ciddiye alınırsa, yöneticiler tarafından burası neredeyse bir tıbbi afet bölgesi olabilir.
Bunun için burada kanser ön tanı merkezleri, kanser araştırma merkezleri, halk sağlığı taramaları gibi girişimlerin acilen bulunulması gerekiyor. O zaman bence sonuçlar daha çarpıcı olarak da ortaya çıkacaktır. Yine bu sonuçlara göre artık Çorlu’da ve civarında kirletici hiçbir tesise izin verilmemesi gerekiyor. Nitekim siyasiler her seçim öncesi kirliliği engelleyeceklerini, Ergene’yi temizleyeceklerini söylüyorlar. Fakat tehlike hala devam ediyor. Üstüne üstlük geçenlerde bir bakanlığımız buradaki halkın iradesini bir kenara atarak, burada Çorlu’nun hemen kenarında bir katı atık depolama ve yakma tesisine izin verdi. Bu tesis Türkiye’deki tüm katı atık depolama ve yakma tesislerinin kapasitesinden daha fazla.
Trakya’nın ihtiyacının 10 misli kapasitede. Oysa Çorlu’nun kapasitesinin üzerindeki her tesis buradaki kanser olaylarının biraz daha artmasına sebep olacak. Bunun hesabını kimse veremez. O nedenle burada bu tür tesislere kesinlikle izin verilmemesi gerekiyor. Aksi takdirde bu kanser hastalıkları Çorlu`da artmaya devam edecek.”

Yorumlar


Yorumunuzun yanında istediğiniz resmin görünmesini istiyorsanız gravatar edinin!