Petek Dinçöz

Yazan: 07 Nisan 2012  
Kategori: Magazin Haber

Avrupalı müzik yapımcılarının Petek Dinçöz’ü “dünya starı” yapmak için aylardır çalıştıkları ve “çok gizli” olarak sürdürülen operasyonun ilk düğmesine önceki gün Brüksel’de basıldığı öğrenildi.

Çarkıfelek programını bantlara çekip gizli gizli Belçika’ya giden Petek Dinçöz’e, Brüksel’de bir basın toplantısı hazırlandı ve Petek Dinçöz, hem TV’lere, hem de canlı radyo yayınlarına konuk oldu.

Belçikalı yapımcılar, Brüksel’in bu konularda Avrupa’nın merkezi olduğunu vurgularken, “Türkiye, birkaç yıldır o kadar gündemdeydi ki, biz de neden hiç Avrupa veya dünya çapında şarkıcı çıkmıyor dedik, araştırdık ve sonunda Petek Dinçöz’de karar kıldık” dediler.

Müzik adamları, “Şans eseri Google’de Petek’in Foolish Casanova şarkısını yakaladıklarını belirterek, Türkiye için yeni bir devir başlıyor, Petek’le önemli bir kapı açılacak” yorumunu yaptılar. Avrupalılar’ın yaklaşık 8-9 aydır bu çalışmaları gizlime nedeni ise çok ilginç…

İşte olayın ilginç hikayesi:

8-9 ay kadar önce Petek Dinçöz’ün menajerinin telefonu çalar… Avrupalı bir müzik yapımcıları olduklarını söyleyen kişiler, Petek Dinçöz’ü uzun süredir izlediklerini ve kendisini “dünya starı” yapmak için girişimde bulanacaklarını söyler ve randevu isterler…
Randevu verilir… Avrupalı müzik adamları İstanbul’a gelir…
Bir müzik stüdyosunda buluşulacaktır.

KAMERA ŞAKASI MI?..

Ancak Petek Dinçöz, sözü edilen “dünya starı” olayına inanmaz “bunun” bir “kamera şakası” olduğunu düşünür. Can Tanrıyar’ı arar ve “Sen bu kamera işlerinden falan iyi anlarsın, dünya starı yapacağız diye birileri gelmiş buraya, sen de gelsene toplantıya… Sen nasıl olsa bir dakikada yakalarsın gizledikleri kameraları” der… Tanrıyar da “Tamam” der ancak içine bir kurt düşer, “Ya gelenler ciddi müzik adamlarıysa!..” Tanrıyar da, Petek Dinçöz’ün avukatı Ömer Durak’ı arar ve yıllardır uluslararası konumda da müzik şirketleriyle çalışan Durak’a “Böyle bir durum var, sen de gelsene, ya şaka değilse, bu kez sen çözersin durumu” der…

MİLLİ PİYANGO!..
Ulus’ta bir stüdyoda buluşulur. Tanrıyar “kamera şakası” olmadığını anladıktan sonra Ömer Durak, yabancılarla kısa bir görüşme yapar ve “Vallahi Petek Dinçöz’e milli piyango vurmuş… İlk kez bir Türk sanatçısı için Türkiye’ye gelip böyle ilgi gösterdiklerini görüyorum” der.
Sonrası…
Belçika kökenli besteci, söz yazarı ve aranjörlerle toplantılar başlar…
Önce sözleşme yapılması gündeme gelir… Yaklaşık bir ay süren karşılıklı görüşmelerden sonra sözleşme imzalanır.
Bu arada Belçikalılar’ın çok net bir isteği vardır; “Türkiye’de duyulmasın bu olay…”
Nedeni sorulduğunda, Türkiye’deki korsandan başlayan sözlerine, “Bizim hedefimiz Avrupa, Amerika ve kısacası dünya… Sadece bir Türk kızı çıkarmak değil… Sadece Avrupa’daki Türklere hitap etmek değil… Çok geniş bir kitle hedefliyoruz” cevabı verilir.

TÜRKLER BİRBİRİNİ AŞAĞIYA MI ÇEKİYOR?..

Ayrıca söyledikleri bir başka gerekçe daha vardır: “Biz 1.5 yıldır Türkiye’yi ve Türkiye’deki sanatçıları takip ediyoruz. Buradaki Türk sanatçılar ve bir müzik medyasının bir bölümü hep birbirlerini kötülüyor. Birbirlerini destekleyeceklerine aşağı çekiyorlar. Şu olay duyulursa, hemen başlayacaklar, “Neden Petek?..” ya da “Neden ben değilim, o değil de, Petek?..” diye… Sizin orada sevinenin çok olacağınız düşünmüyoruz. Ancak aslında sevinmeliler, çünkü bu projeyle bir kapı açılacak Türk sanatçıları için…”
Ve işte o arada “Neden Petek?..” sorusundan önce “Neden ilk kez Türkiye’de bir arayışa girdiniz?.. Sizin tetikleyen ne oldu?..” sorusu gündeme geliyor:

TÜRKİYE, AVRUPA’DA
ÇOK KONUŞULMAYA BAŞLANINCA!..
“Biz 1.5 yıldır bir arayıştaydık. Çünkü Türkiye özellikle de siyasi adamlarının, başbakanların açıklamaları ve diğer konularda yarattıkları aktif olaylarla Avrupa’da çok konuşulmaya başlanmıştı. Ancak dikkat ettik, yurt dışında bir tane bile Türk şarkıcısından söz edilmiyor. Bunun üzerine harekete geçtik 1-1.5 yıl önce… İlk yaptığımız sorgulamada, bize söylenen isimler çok ileri yaşlarda olduğu için hatta bir ara vazgeçtik. Çünkü bir dünya starı yaratmak için sözü edilenlerden çok daha genç birisi olmalıydı?..”
Türkiye olayını böyle özetlerlerken, “Neden Petek?..” konusunda ise “tamamen şans”a dayanan bir olay yaşandığını öğreniyoruz.
FOOLISH CASANOVA TETİKLEDİ!..

“Biz Türk sanatçı olayından tam vazgeçerken, bir gün bir olay geldi başımıza… Müzik dünyasından bir arkadaşımızın doğum günü vardı. Bir şaka yapmak istiyorduk. Google’a girdik ve araştırmaya başladık. Arkadaşımız çok çapkın olduğu için “Casanova” kelimesini yazıp, search yaptık. Birden karşımıza Petek’in Foolish Casanova klibi çıktı. İzledik, dinledik şaşırdık ve hele hele Türk olduğunu öğrenince şok olduk. Ardından hemen araştırmaya girdik. Sonuç, tam bizim istediğimiz gibiydi. Güzel şarkı söylüyor, Latin kızlar kadar güzel dans ediyordu. Ve sansasyondan da uzak bir yaşamı vardı.(Bu da bizim için çok önemli) Sonrasında, daha kendisiyle konuşmadan şarkıları hazırladık ve görüşmeye geldiğimizde artık her şey hazırdı. Tek konu, onun da bize inanması ve hızlı bir şekilde İngilizcesini de bizim istediğimiz ölçüye getirmesiydi. Ki o da altı ayda bir şarkıcı olarak çok iyi mesafe kaydetti”
İşte böyle başlayan hikaye içinde Petek Dinçöz’den de “tam gizlilik” istenince, Petek Dinçöz için gizli gizli bir İstanbul-Belçika hattı başladı aylardır…
İstanbul’da kapatılan bir stüdyoda şarkıların okuması yaptırıldı, Belçikalılar tarafından… İngilizce’sinin daha iyi olması için sürekli yanına çok iyi İngilizce bilen kişiler verildi.

ŞARKILAR OKUNDU HATTA KLİPLERİ ÇEKİLDİ!

Geçtiğimiz aylarda yine kimseye duyurulmadan hem Brüksel’de, hem de İstanbul’da şarkıların klipleri bile çekildi. Montajlandı, yayına hazır hale getirildi.
Ya İngiltere, ya Belçika, ya Almanya, ya da Fransa’da yapılacaktı ilk çıkış… Ve sonuçta albümün hazırlandığı Belçika’da karar kılındı.
“Çıkış”a başlangıç olarak 5 Nisan günü belirlenmişti. Petek Dinçöz, yurt dışıyla bu kadar yoğun bir çalışma içinde olduğu için, bir yandan da sunduğu Çarkıfelek programı için “bant” çekimleri yapıyordu.
Sonunda geçtiğimiz Çarşamba günü yine gizlice Brüksel’e uçtu Petek…

BELÇİKA’DA BASIN TOPLANTISI

Önce Belçika’nın Star TV’sine konuk oldu ve röportajlar yapıldı. Sonrasında yazılı ve görsel basınla ilgili bir basın görüşmesi düzenlendi. Petek Dinçöz, Perşembe günü öğleden sonra Belçika basınının sorularını yanıtladı.
Ve şarkının başlangıcı için verilen saat ise 20.00’ydi. Belçika’nın en etkili müzik radyolarından Fun Radio Belgium saat 20.00’den itibaren Petek’i ve şarkısı “In the eyes”ı anons etmeye başladı. Saat 23.00’te canlı yayına da konuk olacağını 15 dakikada bir vurguladı. Ve saat 23.00’de Petek Dinçöz, canlı yayındaydı. Önce sohbet edildi. Sonrasında ise “In the eyes” ilk kez çalındı. Müzik şirketinin yaptığı anlaşmaya göre, ilk bir hafta şarkı sadece bu radyoya verilmişti.

AVRUPA LANSMANI 27 NİSAN’DA BRÜKSEL’DE

Asıl lansman günü de belli oldu… 27 Nisan’da yine Belçika’da…
Ancak Petek Dinçöz, bu pazartesi günü(9 Nisan) 19.10 THY ile yine Brüksel’e gidecek ve sadece ünlü şarkıcı Jeremih’in konserinde bir anons yapacak ve aynı yerde ayın 27’sinde kendisinin olduğunu söyleyecek ve sabah 07.50 uçağıyla geri dönecek.
Yani aslında Belçikalı müzik şirketinin promosyona esas başlama tarihi 27 Nisan…
Petek Dinçöz’ün çalıştığı şirketler ise 40 Days Records ve Pias Distribution…
Peki, “8-9 aydır bu kadar gizlilikle sürdürülen bu olayla ilgili şu an nasıl bilgi verdik” diye sorarsanız?..
Belçika’daki radyo; Fun radyo, aslında hem Belçikalılara, hem diğer Avrupalılar’a hitap eden bir radyo… Aslında oradaki Türklerin çok fazla dinlediği bir radyo değil… Ancak buna rağmen oradaki gurbetçilerimiz radyodan duyup, hatta kulaklarına inanamayıp, bir anda program bitiminde Fun Radio’nun önüne geldiler. Ve bir de, artık bir şekilde konu(çok çözülemese de) Twitter’da yazılmaya başlanınca, biz de “Bakın artık duyuldu. Biz ne olup bittiğini yazmazsak, çok yanlış şeyler çıkabilir” dedik. Yine, “Bizim öncelikli hedefimiz Türkiye değil” yanıtı alsak da, “Ama bizim için önemli… Neden hakkımızda duyumlarla ilgili yanlış bir şeyler yazılsın” deyince, en azından bu haberi kaleme alma iznini aldık Petek Dinçöz adına… Ancak şarkıyı veremeyeceklerini, bir hafta Fun Radio’ya özel olduğunu, sonra Avrupa’daki radyolara gideceğini ve iki hafta sonra da klibi Avrupa kanallarına ve internete vereceklerini söylediler.
Filiz Öcal olarak söylüyorum; “Şarkı müthiş… Bu adamlar aşmış… Şahsen ben de ilk kez böyle bir Avrupa-dünya çapında bir olayın bir kenarında olmaktan mutluyum… Aslında daha anlatılacak çok şey var ancak aralarındaki anlaşma yüzünden daha fazlasını kaleme alamıyorum. Umarım öncelikle Türkiye için iyi olur… Dedikleri gibi birbirimizi yemezsek!..”

Yorumlar


Yorumunuzun yanında istediğiniz resmin görünmesini istiyorsanız gravatar edinin!